Kategori

  1. Edebiyat
    1. Roman
    2. Dünya Edebiyatı
    3. Amerikan Edebiyatı
    4. Türk Edebiyatı
    5. Tarihsel Romanlar
    6. Şiir
    7. Anı - Mektup - Günlük
    8. Polisiye
    9. Fantastik
    10. Biyografi-Otobiyogafi
    11. Aksiyon - Macera
    12. Alman Edebiyatı
    13. Çizgi Roman
    14. İngiliz Edebiyatı
    15. Diğer Ülke Edebiyatları
    16. Tarihi Roman - Öykü
    17. Öykü
    18. Deneme
    19. Deneme - İnceleme
    20. Gençlik Edebiyatı
    21. Latin Edebiyatı
    22. Anlatı
    23. Fransız Edebiyatı
    24. Bilimkurgu
    25. İspanyol Edebiyatı
    26. Senaryo
    27. Rus Edebiyatı
    28. Bilim Kurgu Kitapları
    29. Ortadoğu - Arap Edebiyatı
    30. Divan Edebiyatı - Halk Edebiyatı
    31. İtalyan Edebiyatı
    32. Aşk Roman ve Öyküleri
    33. Mizah
    34. Eleştiri, İnceleme, Kuram
    35. Politik Kurgu
    36. Halk Edebiyatı
    37. Aşk
    38. Klasikler
    39. Korku-Gerilim
    40. Uzakdoğu Edebiyatı
    41. Korku - Gerilim
    42. Araştırma-İnceleme-Referans
    43. Biyografi - Otobiyografi - Monografi
    44. Efsane-Destan
    45. Macera - Aksiyon
    46. Oyun
    47. Antoloji
    48. İskandinav Edebiyatı
    49. Senaryo - Oyun
    50. Dil Bilim
    51. Eleştiri - Kuram
    52. Seyahatname
  2. Felsefe
    1. Diğer
    2. Felsefi Akımlar
    3. Felsefe Tarihi
    4. Bilim Felsefesi - Yöntembilim
    5. Din Felsefesi
    6. Araştıma-İnceleme-Referans
    7. Marksizm
    8. Genel Felsefe
    9. Etik
    10. Estetik
    11. Genel ve Referans
    12. Siyaset Felsefesi
    13. Mantık - Bilgi Felsefesi
    14. Düşünce
    15. Modernizm - Postmodernizm
    16. Doğu Felsefeleri
  3. Politika Siyaset
    1. Türkiye Siyaseti ve Politikası
    2. Dünya Siyaseti ve Politikası
    3. Azınlıklar, Etnik Sorunlar
    4. Genel Politika, Siyaset Bilim, Siyaset Tarihi
    5. Diğer
    6. Politik Akımlar - Hareketler
    7. Derin Siyaset, Komplo Teorileri
    8. Avrupa Birliği
    9. Araştırma-İnceleme
    10. Sol Hareketler
    11. İslam, Ortadoğu
    12. Siyaset Bilimi
    13. Kurumlar, Örgütler
    14. Uluslararası İlişkiler, Dış Politika
    15. Uluslararası İlişkiler
  4. Ekonomi
    1. Dünya Ekonomisi
    2. Halkla İlişkiler, İnsan Kaynakları
    3. Araştırma-İnceleme-Kuram
    4. İş Dünyası
    5. Diğer
    6. Yönetim
    7. Türkiye Ekonomisi
    8. Referans Kitaplar
    9. İşletme, Muhasebe, Maliye
  5. Tarih
    1. Yakın Tarih
    2. Araştırma - İnceleme
    3. Osmanlı Tarihi
    4. Referans Kitaplar
    5. Diğer
    6. Mustafa Kemal Atatürk
    7. Atatürk Hakkında ve Kendi Yazdıkları
    8. Dünya Tarihi
    9. Türkiye ve Cumhuriyet Tarihi
    10. Türkiye Cumhuriyeti (Siyasi ve Askeri Tarih)
    11. Tarih Felsefesi
    12. Araştırma-İnceleme
    13. Anı - Mektup - Günlük - Seyahatname
    14. Osmanlı ve Öncesi (Siyasi ve Askeri Tarih)
    15. Önemli Olaylar ve Biyografi - Otobiyografi
    16. Osmanlı ve Öncesi (Sosyal Tarih)
    17. Türk Tarihi Araştırmaları
    18. Bölgeler
  6. Genel Konular
    1. Biyografi - Otobiyografi - Monografi
    2. Makale - Deneme - Derleme
    3. Diğer
    4. Özlü Sözler - Duvar Yazıları
    5. Söyleşi
    6. Araştırma-İnceleme
    7. Eğlence - Mizah
    8. Gizem - Parapsikoloji - Büyü - Ezoterizm - Spritüalizm
    9. Parapsikoloji-Gizem
    10. Referans - Kaynak Kitap
  7. İslam
    1. Diğer
    2. Makale - Deneme - Derleme
    3. Araştırma-İnceleme
    4. İslam ve Günümüz İslam Düşüncesi
    5. İbadete Dair
    6. Hz. Muhammed
    7. Edebiyat - Roman
    8. İslam Tarihi
    9. Kuran ve Kuran Üzerine
    10. İslam Eğitimi
    11. Tasavvuf - Mezhepler - Tarikatlar
    12. Alevilik-Bektaşilik
    13. Siyasi - Felsefi İslam
    14. İslam ve Düşünce
    15. İslam ve Etik
    16. İslam ve Kültür
    17. İslam ve Bilim - Popüler Bilim
    18. İslamda Kadın ve Aile
    19. Biyografi - Otobiyografi
    20. Meal-Tefsir-Hadis
    21. İslam Hukuku
  8. İnsan ve Toplum
    1. Diğer
    2. Kişisel Gelişim
    3. Kültür Sosyolojisi
    4. İletişim - Medya
    5. Psikoloji
    6. Cinsellik
    7. Siyaset Sosyolojisi
    8. Antropoloji
    9. Kent ve Kent Sosyolojisi
    10. Sosyoloji (Diğer)
  9. Edebiyat (Roman - Öykü) Yerli
    1. Roman
    2. Öykü ve Anlatı
    3. Cumhuriyet Dönemi Roman
  10. Dinler - Mitolojiler
    1. Dinler Tarihi - Felsefesi
    2. Mitolojiler
    3. Hıristiyanlık
  11. Eğlence - Mizah - Oyun
    1. Mizah
    2. Fıkra
    3. Karikatür
  12. Politika
    1. Kürt Sorunu - Kürtler
    2. Devlet Güçleri - İstihbarat Örgütleri
    3. Gazeteci Kitapları
    4. Uluslararası İlişkiler - Dış Politika
    5. Sol Üzerine
    6. Yönetim - Devlet Üzerine
    7. Azınlıklar-Etnik Gruplar
    8. Politik Hareketler
    9. Siyaset Bilimi
    10. Ortadoğu - Arap
    11. Demokrasi
    12. Diğer
    13. Kapitalizm Üzerine
  13. Şiir
    1. Cumhuriyet Dönemi ve Günümüz
    2. Çeviri Şiir
    3. Şiir
  14. Çocuk Kitapları
    1. Bilmece, Bulmaca
    2. Dünya Klasikleri
    3. Masallar
    4. Edebiyat
    5. Roman-Öykü
    6. Hikayeler
    7. Hikaye-Öykü
    8. Çizgi Roman
  15. Bilim - Mühendislik
    1. Popüler Bilim
    2. Doğa Bilimleri
    3. Bilim Tarihi
  16. Edebiyat (Roman - Öykü) Çeviri
    1. Fransız
    2. Rus - Eski Sovyet Cumhuriyetleri
    3. Hindistan - Pakistan
    4. Kuzey Amerika
    5. İngiliz - İrlanda
    6. Diğer
    7. Doğu Avrupa
    8. Uzakdoğu
    9. İtalyan
    10. Avustralya
    11. Alman - Avusturya
    12. İspanya - Portekiz
    13. İskandinav
    14. Afrika
  17. Bilgisayar
    1. Güvenlik - Security
  18. Yabancı Dilde Kitaplar
  19. Psikoloji
    1. Genel Psikoloji
    2. Başvuru Kitapları
    3. Çocuk Psikolojisi
    4. Ekoller ve Yaklaşımlar
  20. Ekonomi - Emek - İş Dünyası
    1. Kuram
    2. Türkiye Ekonomisi
    3. İş Dünyası - Kariyer
  21. Eğitim
    1. Diğer
    2. Eğitim Sorunları
    3. Sözlükler ve Konuşma Kılavuzları
    4. Dil Öğrenimi
  22. Sağlık
    1. Diğer
    2. Cinsellik
    3. Sağlık İletişimi
    4. Başvuru Kitapları
    5. Beslenme ve Diyet
    6. Alternatif Tıp, Şifalı Bitkiler
    7. Yoga -Meditasyon
  23. Sosyoloji
    1. Kültür ve Bilim
    2. Diğer
    3. Genel Sosyoloji
    4. Siyaset Sosyolojisi
    5. Kadın Çalışmaları
    6. Sivil Toplum Kuruluşları
  24. Sanat
    1. Sanat Tarihi
    2. Fotoğraf, Sinema, Tiyatro
    3. Resim
    4. Diğer
    5. Kuram
    6. Grafik Sanatlar
    7. Fotoğraf
  25. Müzik
    1. Genel Kavramlar, Kuram ve Tarihçe
  26. Bilim-Kurgu-Teknoloji-Mühendislik
    1. Bilim Tarihi
    2. Popüler Bilim
    3. Bilim (Diğer)
  27. İnanç Kitapları - Mitolojiler
    1. Diğer
    2. Hıristiyanlık
    3. Dinler Tarihi
    4. Mitolojiler
    5. Müslümanlık
    6. Musevilik
    7. Diğer İnançlar
  28. Periyodik Yayınlar
    1. Edebiyat
  29. Hobi
    1. Diğer
    2. Bilmeceler, Bulmacalar
    3. Spor
    4. Yemek Kitapları - İçecekler - Gurme
  30. Akademik
    1. İşletme - Finans - Pazarlama - Muhasebe
    2. Fizik
  31. Aile (Kadın, Erkek ve Çocuk)
    1. Anne Baba Kitapları
  32. Gezi ve Rehber Kitapları
    1. İstanbul Rehberi
    2. Gezi Rehberi
  33. Yemek Kitapları
    1. Türk Mutfağı
  34. Sinema
  35. Tiyatro
  36. Dış Politika

En Son İndirilen Kitaplar

Dünya Tarihi

  • <p>1815'te, Avrupa'da eski Rejim'le 1789'un ideolojisi arasındaki uyuşmazlık sona ermiş olmasa da, yeni bir yüzyılın, XIX. yüzyılın ana çizgileri yavaş yavaş belirir: Tarımda çalışma biçimleri, teknik üretim ve ulaşım gitgide değişir. Gerçi, yemişlerini veren XVIII. yüzyılın buluşlarıdır; ne var ki, yeni bir buluş, buhar, Batı'da hizmete girer. Kent burjuvanizisi iktidara gelir: Sınai ve liberal ekonominin yararlarını fark etmiştir; bunlara dayanamayıp kentsel çerçevede zenginliklerin yaratılması ve dağılımını yönlendirir. Yüzü önce geriye, sonra da ileriye romantizm patlar. Burjuvazinin karşısında palazlanan yeni bir sınıf, proleterya onun ideolojisi sosyalizm, bir başka önemli yeniliktir. 1850'den başlayarak, Batı'nın güçleri hızla gelişir; doğa ve insan bilimlerinde de görülen budur. Amerika'da Birleşik Devletler yerli yerine otururken, Avrupalılar, Afrika'nın büyük bölümüne, Asya'da geniş alanlara ve Okyanusya'nın da tümüne boyun eğdirirler. Emperyalizm dönemidir bu! Ne var ki, tepkileri de gecikmeyecektir bu yayılışın: 1914'te Birinci Dünya Savaşı patladığında, söz konusu tepkiler de su yüzüne çıkmaya başalamıştır. Bu kitapta bunların öyküsü vardır...</p>

  • XX. yüzyıl biterken "bilanço"sunu nasıl çıkarmalı? Olumlu ya da olumsuz, akla ilk gelen şunlar: Bilim ve teknikte hızlı ve çarpıcı ilerlemeler, art arda iki dünya savaşı, faşizm, sosyalizmin kuramdan uygulamaya geçişi ve sonra da derin bunalım, "Üçüncü Dünya"nın ortaya çıkışı, Avrupa gerilerken Amerika Birleşik Devletleri'nin hegemonyasını kurması, küreselleşme, demokrasi ve insan haklarının öne çıkması. Bunlara başkalarını da ekleyebilirsiniz. Tarihin yolu üzerinde bir geçiş noktası olan XX. yüzyılın, insanlığın olumlu mirasına ekledikleri oldu, ekleyemedikleri de. Ama şurası açık: Yeni bir dünyanın arayışı içinde yürüdü sürekli. O aranış, en azından bin yılın şu "büyük düş"ü adınadır: İnsanın insanca yaşayacağı bir dünya kurmak! Özgürlüğün, eşitliğin, kardeşliğin dünyası; savaşssız, sömürüsüz bir dünya! XX. yüzyıl, çok çaba harcasa da böyle bir dünya kuramadı; ama o büyük düşün karşısındaki düşmanları daha da belirgin olarak gösterdi; kavramların, uygulamaya geçerek içini doldururken, aklın özgürlüğün, insan haklarının ve demokrasinin hasımlarını sergiledi. Bu arada, ufkumuz zenginleştirerek, gözlerimizi geçmişden geleceğe daha çok çevirdi. Büyük bir yüzyıldır XX. yüzyıl; cesur ve kahraman! Okuyunuz göreceksiniz...

  • Arapların Gözüyle Haçlı Seferleri, iki yüzyıl (1096-1291) süren Haçlı Seferleri'ni ve Orta Doğu'daki Frenk işgalini anlatırken bu bölgenin güncel durumuna da ışık tutuyor. Sanki değişen hiç bir şey yok! 1096 yılında başlayan seferlerde Türk, Kürt, Arap emirlerinin kişisel eğilimlerini, kültür yapılarını, zaaflarını görüp, Haçlılar'ın Orta Doğu'da iki yüzyıl kalışlarının hikmetini anlıyoruz. O günkü çekişme ve sürtüşmeler günümüzde de aynı kısırlıkla sürdürülmektedir.<br> Haçlı Seferleri'nden sonra Müslüman dünyası kendi üzerine kapanmış, hoşgörüyü unutmuş ve kısırlaşmıştır. Bunun sonucu marjinalleşmiş ve sanki dünyanın yörüngesinden çıkmıştır. Buna karşın Frenkler yani Avrupalılar gelişmenin kapılarını açarak Modern Çağı yakalamıştır. Barbar olarak tanıdığı, yerdiği ama o zamandan bu yana dünyaya egemen olmayı başaran Frenklerden hem büyülenen hem de korkan Arap dünyası, Haçlı Seferleri'ni gerilerde kalmış bir geçmişin bir dönemi olarak kabul etmeyi başaramamaktadır. Araplar ve genelde müslümanlar yedi yüzyıl önce bitmiş olması gereken olaylardan günümüzde de etkilenmeyi sürdürmektedirler: "Modernizm", ötekinin yani Frenklerin ürünüdür, öyleyse modernizm reddedilerek dinsel ve kültürel kimlik korunacaktır!<br> Amin Maalouf'un Arapların Gözüyle Haçlı Seferleri, konun uzmanı Prof. Dr. Mehmet Ali Kılıçbay'ın çevirisi ile, yedi yüzyıllık bir geçmişe, geçmişin gerçeklerine ve yanılsamalarına ve günümüzün saplantılarına ışık tutuyor.<br> Ondan fazla yabancı dile çevrilen Arapların Gözüyle Haçlı Seferleri televizyona uyarlandı.<br> (Arka Kapak)

  • <p>Bu çalışmanın amacı başkenti Bizans olan imparatorluğu ana çizgileriyle yansıtmaktır. Roma ve Bizans tarihleri arasında belirgin bir kesintinin olmadığını unutmamak gerekir. Bu imparatorluğa, imparatorun çöküşü kaçınılmaz olan Roma'yı terk ederek, başkenti Konstantinopolis'e taşıdığı ve kentin böylece, imparatorluğun idari ve siyasi merkezi olduğu andan itibaren, "Bizans İmparatorluğu" adı verilebilir. Aslında pagan bir devletin Hıristiyan bir devlete dönüştüğü ve Roma'nın sahip olduğu üstünlüğü Konstantinopolis'e kaptırdığı Constantinus'un saltanatı, Bizans tarihinin başlangıcıdır. Bizans, çöküntüye uğramış ve kendini yenilemek gücünden yoksun pagan bir uygarlıktan, Hıristiyan bir uygarlık oluşturdu. Bu uygarlığın etkilerini Türkler, Araplar, ve Slav halkların tümü derin bir biçimde duyumsayacaklardır. Bizans Tarihi bilgisizlikle önyargı arasında yer alan saptamalardan tam anlamıyla kurtulmuş değildir. Bizans'ın talihsizliği, Thukydides ya da Tacitus gibi büyük tarihçilere değil de, Yunancalarının anlaşılması çok zaman güç olan vakanüvislere sahip olmasından kaynaklanır. Bu kitapta, Batı ile Doğu'nun sınırları arasında yer alan ve on bir yüzyıl boyunca her iki taraftan da gelen darbelere dayanabilmiş bir devletin ilgisizlik ya da küçümsenmesinden fazlasına layık olduğu gösterilmektedir.</p>

  • <p>"...son 10 bin yılda, bilinen tüm halkların başına gelmiş her türden önemli olayın heyecan dolu sıra dışı bir anlatısı; üstüne bir de gelecekte neler olabileceğine dair bilgi ve deneyimine dayanan bir öngörü. Okuyan, öğrenin ve tadını çıkarın!" Jared Diamond, Tüfek, Mikrop ve Çelik'in yazarı "Hepimizin öğrenmek isteyeceği gibi, bütün yaklaşımları birleştiren bir tarih kuramına en çok yaklaşan çalışma, lan Morris, tarihsel soruların en büyüğünü ele almak amacıyla, antikçağ tarihinin yeni yaklaşımlarını ve anlayışlarını ince bir zekâ ve bilgelikle kullanıyor: Batı nasıl oldu da diğerlerine boyun eğdirdi? Çok beğendim." Niall Ferguson, Uygarlık: Batı ve Ötekilerin yazarı "lan Morris bir klasik çağ arkeologu, bir antikçağ tarihçisi ve nefes kesici vizyonu ve ufkuyla, Jared Diamond ve David Landes gibi isimlerle birlikte anılmayı hak eden bir yazar... MÖ 10.800 kadar MS 2010'u da pırıl pırıl aydınlatan başyapıtı çok kapsamlı bir çalışma olmakla kalmıyor, aynı zamanda bir yetenek gösterisi sunuyor." r Paul Cartledge, Cambridge Üniversitesi'nde Antik Yunan Tarihi profesörü "...Doğu-Batı ilişkilerine taptaze, keskin bir bakış açısı sağlamak üzere bir araya getirilmiş harika bir malzemeler ve otoriteler yelpazesini sunan muhteşem bir sentez ve argüman..." Andrew Marr, BBC, Modern Britanya Tarihi Belgeseli'nin yazarı </p>

  • <p>V. İ. Lenin'in "The Nascent Trend of Imperialist Economism", "Reply to P. Kievsky (Y. Piyatakov)" ve "A Caricature of Marxism and Imperialist Eonomism" (Collected Works, vol. 23, Progress Publishers, Moscow 1977) adlı yapıtlarını Yurdakul Fincancı İngilizcesinden dilimize çevirdi ve kitap, Fransızcasıyla ["A propos de la tendance naissante de l'économisme imperialiste", "Réponse à P. Kievski (I. Piatakov)" ve "Une caricature du marxisme et à propos de l'économisme imperialiste" (Oeuvres, tome 23, Editions Sociales, Paris - Editions du Progrès, Moscou 1977)] karşılaştırıldıktan sonra, Emperyalist Ekonomizm Marksizmin Bir Karikatürü adı ile, Sol Yayınları tarafından, Eylül 1991 (Birinci Baskı: Mart 1979) tarihinde, Ankara'da, Şahin Matbaası'nda bastırıldı.</p>

  • <p>"Dünya, seyyahların dilinde ve gözünde büyür, genişler, çoğalır. Seyahatnameler, bizi zamanın derinliklerine, tarihin katmanlarına ulaştırır. Eski Dünya Seyahatnamesi, büyük Tarihçimizin seyyah kişiliğiyle bizleri İsfahan'dan Venedik'e, Kudüs'ten Kırım'a, Pekin'den Yemen'e geniş bir coğrafyada seyahate çıkarıyor. Onun adımlarına eşlik ederken, Eski Dünya düzeninin ülke ve şehirlerinin büyülü zamanlarına gidiyor ve geçmişimizle yeniden usulca buluşuyoruz. Osmanlı Diyarlarındaki izlenimleri ise İmparatorluk topraklarına bizi daha da aşina kılıyor.Keskin gözlemleri ve nesnel tespitleriyle bugünün dünyasını daha doğru anlama imkânı veriyor." (Tanıtım Bülteninden)</p>

  • <p>Sıradan insanların -yapmaları şöyle dursun- devrim istedikleri bir çağ, olağandışı bir çağdır. Ayrıca devrim korkusu, her zaman için devrimin gerçek bir ihtimal olmasından daha yaygın bir olgudur. Fransız Devrimi de ‘Özgürlük, Eşitlik, Kardeşlik‘ sloganıyla son derece olağanüstü olaylardan meydana gelen bir görkemli hareket, modern dünyanın tarihinde derin dönüşümlere yol açmış bir epizoddu. 1789‘da harekete geçen bu devasa dişli sadece Fransa‘yı değil, bütün Kıta Avrupası‘nı değiştirmiş, hatta yıldırımlarını başka kıtalara yağdırmıştı. Dolayısıyla, Devrim yalnızca 1789 değil, aynı zamanda 1793-1794‘tü, yani hem ılımlı hem Jakobendi -ikisi birbirine aitti. Üstelik bu Devrim‘de halkın gücü, başka hiçbir devrimde görülmediği derecede belirgin, doğrudan ve kararlılıkla sahneye çıkmıştı. Fakat yine de bu devrim burjuvaziye gerçek bir özgürlük kazandıracak, fakat halkın özgürlüğü kâğıt üzerinde kalacaktı.‘</p>

  • <p>"Ortaçağ: Karanlıklar Çağı!" Bizde, Ortaçağ denince, aklımıza ilk gelen budur; Ortaçağ'la karanlık, bir bakıma eşanlamlıdır dilimizde. Bununla, Batı Ortaçağ'ını kastediyorsak, ancak bir ölçüde doğrudur böylesi bir değerlendirme. Batı, bir ara bir alacakaranlığın içine girer gerçi; ancak, 1000 yılı dolaylarından balayarak -türlü bunalımlarla iç içe de olsa- ilerleyen, yaratan bir Ortaçağ'dır o. Hele karanlık, Doğu'daki Ortaçağ için asla söz konusu olmamak gerekir: Ortaçağ'da Asya uygarlıkları, özellikle Hindistan ve Çin rönesanslarını yaşarlar; Yakındoğu'da ise, her şey bir yana, VII. yüzyıldan başlayarak, insanlık tarihinin en görkemli olaylarından biri sahneye gelir: İslam uygarlığı doğar. Doğu'nun çaptan düşüşü, aslında Ortaçağ'dan sonradır. Bu geniş coğrafyada yaşayan toplumların belki hepsine birden egemen olan da, "feodalizm" dediğimiz belli bir iktisadi ve sosyal yapıdır. Ne var ki, o bile Batı'da ve Doğu'da farklılıklar içerir uygulamada. Bu kitapta, yepyeni bir Ortaçağ bulacaksınız. Batı'da, bir noktadan sonra, burjuvazinin ve laik düşüncenin palazlanmaya başladığı, Doğu'da ise aklın ve bilimin saltanatını sürdüğü bir çağdır bu; pek büyük sosyal, siyasal, kültürel ve sanatsal değişimlerin ağır ağır biriktiği, özellikle Batı'da köklü dönüşümlerin tohumlarının atıldığı bir çağ. Okuyunuz göreceksiniz...</p>

  • Antik uygarlığın sonu olarak kabul edilen 5. yüzyıl ile Rönesans'ın ortaya çıktığı 15. yüzyıl arasındaki bin yıllık döneme, tarih meraklısı bir Italyan din adamı Medio Evo (Ortaçağ) adını vermiştir. Bu adlandırma çok büyük bir kabul görmüştür. Ortaçağ, Rönesans döneminde ve daha sonra, batı kültürünün ve uygarlığının başlıca arınma alanı olmuştur. İnsanların tarih karşısında tapınma merakları, kusurları, hataların bir ilk nedeninin bulunduğu yere olduğu kadar, her türlü istenmeyen unsurun sürgüne gönderileceği bir yere de duydukları gereksinim, Ortaçağa böyle bir özellik kazandırmıştır. Her türlü kötülüğü buraya gönderen insan kendi dönemini arındırdığına inanmıştır. Huizinga, bir toplumun kendini kavrama ve ifade etme biçiminin hiyerarşik terimler içinde olduğunu ortaya koyduktan sonra, sönmekte olan kültüre renginive tonunu veren şövalyaliğin, geçmişin şanını yaşatma kaygısı içinde nasıl bir anakronizmaya düştüğünü sergiliyor, bu toplumsal tabakanın kendini, aslında, kahramanlık ve aşk düşü içinde ortaya koyduğunu belirtiyor. Şövalyelik tarikatları, askerlik ve siyasette şövalyelik ülküsü stilize edilmiş aşk bu aşka ait kurallar ve kırsal hayata olan düşüklük çok parlak bir biçimde inceleniyor.<br> Zenginlere duyulan kinin din şeklinde ortaya çıktığını gösteren tarihçi, gerçekte, dinselliğin tümüyle bu dünyaya yönelik endişelerden kaynaklandığını sergiliyor. Bunun yanında, dinselliğin biricik ifade olanağını dağlamasının yol açığı tarikat bolluğunun, rekabete ve aşırı dindarlaşmaya, dinle ilgisi olmayan şeylerin de dinselleştirilmesine neden olduğunu açıklıyor. Bu kitap okunduğunda, 14. ve 15. yüzyıllar Batı Avrupa zihniyetiyle günümüz Türkiye'sinde kimi çevrelerde geçerli olan zihniyet kalıpları arasındaki çarpıcı benzerlikler şaşırtıcı olmamalıdır. Dünyayı açıklamanın yollarından yoksun kalındığında, düş kurmak, gerçekle hayali karıştırmak kaçınılmaz olur.<br> (Arka Kapak)

  • <p>Hitler'e zafere ulaşabilmesi için diğer bütün silâhlardan daha fazla destek olan U - Boat denizaltılarının baskın tarzındaki muharebeleri, İkinci Dünya Savaşı adıyla anılan muazzam olayın en hayati cephesini teşkil eder. Almanların; düşmanlarının can damarı olan uluştırma yollarını bu denizaltılarla keserek, onları dize getirmek için olağanüstü bir inat ve cesaretle izledikleri strateji, sonunda başarıya ulaşamadı, ama zaman zaman, müttefik konvoylarına çok ağır kayıplar verdirdi. Özellikle 1943 yılının mart ayında, U-BOAT'ların İngiltere'ye gitmekte olan iki konvoya yaptıkları baskın ile, deniz yolları için girişilen mücadele zirvesine çıkmış oldu. 40 gemiden mürekkep zirvesine çıkmış oldu. 40 gemiden mürekkep HX 229 konvoyu, 54 gemilik SC 122 konvoyuna yetişip, her ikisi birleşince, zaten zayıf olan refakat gemileri, bütün çabalarına rağmen aciz kaldılar. David Mason, bu güzel kitabında, ölüm saçan Alman denizaltı filosunun kuruluşundan acıklı sonuna kadar uzanan heyecan dolu, tarihi hikâyesini, gerçek olaylara, ve belgelere dayanarak, açık ve ilginç bir üslûpla anlatıyor.</p>

  • <div><p>Dünya sistemi karşısında tarihsel muhalefet hareketlerinin durumu, Eski ve Yeni Sol, bir muhalefet hareketi olarak Milliyetçilik, sistem karşıtı hareketlerin yakın geleceği ele alınıyor.</p> <p>"Yalnızca iki dünya devrimi olmuştur. Biri 1848'de oldu. İkincisi ise 1968'de. İkisi de birer tarihsel yenilgiydi. Ama ikisi de dünyayı dönüştürdü. Her ikisinin de planlanmamış ve bu yüzden de derin bir anlamda kendiliğinden olması her iki olguyu da –başarısızlığa uğramaları olgusunu ve dünyayı dönüştürmeleri olgusunu– açıklamaktadır. Bugün 1789 Fransız Devrimi'ni kutluyoruz, ya da en azından kimi insanlar kutluyor. 1917 Sovyet Devrimi'ni de kutluyoruz, ya da en azından kimi insanlar kutluyor. 1848'i, ya da 1968'i kutlamıyoruz. Ancak bu tarihlerin, bu kadar çok dikkat çeken o iki tarih kadar, belki daha da önemli oldukları iddia edilebilir."</p> <p>Wallerstein ve Dünya Sistemi Analizi hakkında daha fazla şey öğrenmek, ve bu analiz biçimiyle yapılmış çalışmaları izlemek için Fernand Braudel Ekonomiler, Tarihsel Sistemler ve Uygarlıklar İncelemeleri Merkezi’ni (http://fbc.binghamton.edu) ziyaret edebilirsiniz.</p></div>