Kategori

  1. Edebiyat
    1. Roman
    2. Dünya Edebiyatı
    3. Amerikan Edebiyatı
    4. Türk Edebiyatı
    5. Tarihsel Romanlar
    6. Şiir
    7. Anı - Mektup - Günlük
    8. Polisiye
    9. Fantastik
    10. Biyografi-Otobiyogafi
    11. Aksiyon - Macera
    12. Alman Edebiyatı
    13. Çizgi Roman
    14. İngiliz Edebiyatı
    15. Diğer Ülke Edebiyatları
    16. Tarihi Roman - Öykü
    17. Öykü
    18. Deneme
    19. Deneme - İnceleme
    20. Gençlik Edebiyatı
    21. Latin Edebiyatı
    22. Anlatı
    23. Fransız Edebiyatı
    24. Bilimkurgu
    25. İspanyol Edebiyatı
    26. Senaryo
    27. Rus Edebiyatı
    28. Bilim Kurgu Kitapları
    29. Ortadoğu - Arap Edebiyatı
    30. Divan Edebiyatı - Halk Edebiyatı
    31. İtalyan Edebiyatı
    32. Aşk Roman ve Öyküleri
    33. Mizah
    34. Eleştiri, İnceleme, Kuram
    35. Politik Kurgu
    36. Halk Edebiyatı
    37. Aşk
    38. Klasikler
    39. Korku-Gerilim
    40. Uzakdoğu Edebiyatı
    41. Korku - Gerilim
    42. Araştırma-İnceleme-Referans
    43. Biyografi - Otobiyografi - Monografi
    44. Efsane-Destan
    45. Macera - Aksiyon
    46. Oyun
    47. Antoloji
    48. İskandinav Edebiyatı
    49. Senaryo - Oyun
    50. Dil Bilim
    51. Eleştiri - Kuram
    52. Seyahatname
  2. Felsefe
    1. Diğer
    2. Felsefi Akımlar
    3. Felsefe Tarihi
    4. Bilim Felsefesi - Yöntembilim
    5. Din Felsefesi
    6. Araştıma-İnceleme-Referans
    7. Marksizm
    8. Genel Felsefe
    9. Etik
    10. Estetik
    11. Genel ve Referans
    12. Siyaset Felsefesi
    13. Mantık - Bilgi Felsefesi
    14. Düşünce
    15. Modernizm - Postmodernizm
    16. Doğu Felsefeleri
  3. Politika Siyaset
    1. Türkiye Siyaseti ve Politikası
    2. Dünya Siyaseti ve Politikası
    3. Azınlıklar, Etnik Sorunlar
    4. Genel Politika, Siyaset Bilim, Siyaset Tarihi
    5. Diğer
    6. Politik Akımlar - Hareketler
    7. Derin Siyaset, Komplo Teorileri
    8. Avrupa Birliği
    9. Araştırma-İnceleme
    10. Sol Hareketler
    11. İslam, Ortadoğu
    12. Siyaset Bilimi
    13. Kurumlar, Örgütler
    14. Uluslararası İlişkiler, Dış Politika
    15. Uluslararası İlişkiler
  4. Ekonomi
    1. Dünya Ekonomisi
    2. Halkla İlişkiler, İnsan Kaynakları
    3. Araştırma-İnceleme-Kuram
    4. İş Dünyası
    5. Diğer
    6. Yönetim
    7. Türkiye Ekonomisi
    8. Referans Kitaplar
    9. İşletme, Muhasebe, Maliye
  5. Tarih
    1. Yakın Tarih
    2. Araştırma - İnceleme
    3. Osmanlı Tarihi
    4. Referans Kitaplar
    5. Diğer
    6. Mustafa Kemal Atatürk
    7. Atatürk Hakkında ve Kendi Yazdıkları
    8. Dünya Tarihi
    9. Türkiye ve Cumhuriyet Tarihi
    10. Türkiye Cumhuriyeti (Siyasi ve Askeri Tarih)
    11. Tarih Felsefesi
    12. Araştırma-İnceleme
    13. Anı - Mektup - Günlük - Seyahatname
    14. Osmanlı ve Öncesi (Siyasi ve Askeri Tarih)
    15. Önemli Olaylar ve Biyografi - Otobiyografi
    16. Osmanlı ve Öncesi (Sosyal Tarih)
    17. Türk Tarihi Araştırmaları
    18. Bölgeler
  6. Genel Konular
    1. Biyografi - Otobiyografi - Monografi
    2. Makale - Deneme - Derleme
    3. Diğer
    4. Özlü Sözler - Duvar Yazıları
    5. Söyleşi
    6. Araştırma-İnceleme
    7. Eğlence - Mizah
    8. Gizem - Parapsikoloji - Büyü - Ezoterizm - Spritüalizm
    9. Parapsikoloji-Gizem
    10. Referans - Kaynak Kitap
  7. İslam
    1. Diğer
    2. Makale - Deneme - Derleme
    3. Araştırma-İnceleme
    4. İslam ve Günümüz İslam Düşüncesi
    5. İbadete Dair
    6. Hz. Muhammed
    7. Edebiyat - Roman
    8. İslam Tarihi
    9. Kuran ve Kuran Üzerine
    10. İslam Eğitimi
    11. Tasavvuf - Mezhepler - Tarikatlar
    12. Alevilik-Bektaşilik
    13. Siyasi - Felsefi İslam
    14. İslam ve Düşünce
    15. İslam ve Etik
    16. İslam ve Kültür
    17. İslam ve Bilim - Popüler Bilim
    18. İslamda Kadın ve Aile
    19. Biyografi - Otobiyografi
    20. Meal-Tefsir-Hadis
    21. İslam Hukuku
  8. İnsan ve Toplum
    1. Diğer
    2. Kişisel Gelişim
    3. Kültür Sosyolojisi
    4. İletişim - Medya
    5. Psikoloji
    6. Cinsellik
    7. Siyaset Sosyolojisi
    8. Antropoloji
    9. Kent ve Kent Sosyolojisi
    10. Sosyoloji (Diğer)
  9. Edebiyat (Roman - Öykü) Yerli
    1. Roman
    2. Öykü ve Anlatı
    3. Cumhuriyet Dönemi Roman
  10. Dinler - Mitolojiler
    1. Dinler Tarihi - Felsefesi
    2. Mitolojiler
    3. Hıristiyanlık
  11. Eğlence - Mizah - Oyun
    1. Mizah
    2. Fıkra
    3. Karikatür
  12. Politika
    1. Kürt Sorunu - Kürtler
    2. Devlet Güçleri - İstihbarat Örgütleri
    3. Gazeteci Kitapları
    4. Uluslararası İlişkiler - Dış Politika
    5. Sol Üzerine
    6. Yönetim - Devlet Üzerine
    7. Azınlıklar-Etnik Gruplar
    8. Politik Hareketler
    9. Siyaset Bilimi
    10. Ortadoğu - Arap
    11. Demokrasi
    12. Diğer
    13. Kapitalizm Üzerine
  13. Şiir
    1. Cumhuriyet Dönemi ve Günümüz
    2. Çeviri Şiir
    3. Şiir
  14. Çocuk Kitapları
    1. Bilmece, Bulmaca
    2. Dünya Klasikleri
    3. Masallar
    4. Edebiyat
    5. Roman-Öykü
    6. Hikayeler
    7. Hikaye-Öykü
    8. Çizgi Roman
  15. Bilim - Mühendislik
    1. Popüler Bilim
    2. Doğa Bilimleri
    3. Bilim Tarihi
  16. Edebiyat (Roman - Öykü) Çeviri
    1. Fransız
    2. Rus - Eski Sovyet Cumhuriyetleri
    3. Hindistan - Pakistan
    4. Kuzey Amerika
    5. İngiliz - İrlanda
    6. Diğer
    7. Doğu Avrupa
    8. Uzakdoğu
    9. İtalyan
    10. Avustralya
    11. Alman - Avusturya
    12. İspanya - Portekiz
    13. İskandinav
    14. Afrika
  17. Bilgisayar
    1. Güvenlik - Security
  18. Yabancı Dilde Kitaplar
  19. Psikoloji
    1. Genel Psikoloji
    2. Başvuru Kitapları
    3. Çocuk Psikolojisi
    4. Ekoller ve Yaklaşımlar
  20. Ekonomi - Emek - İş Dünyası
    1. Kuram
    2. Türkiye Ekonomisi
    3. İş Dünyası - Kariyer
  21. Eğitim
    1. Diğer
    2. Eğitim Sorunları
    3. Sözlükler ve Konuşma Kılavuzları
    4. Dil Öğrenimi
  22. Sağlık
    1. Diğer
    2. Cinsellik
    3. Sağlık İletişimi
    4. Başvuru Kitapları
    5. Beslenme ve Diyet
    6. Alternatif Tıp, Şifalı Bitkiler
    7. Yoga -Meditasyon
  23. Sosyoloji
    1. Kültür ve Bilim
    2. Diğer
    3. Genel Sosyoloji
    4. Siyaset Sosyolojisi
    5. Kadın Çalışmaları
    6. Sivil Toplum Kuruluşları
  24. Sanat
    1. Sanat Tarihi
    2. Fotoğraf, Sinema, Tiyatro
    3. Resim
    4. Diğer
    5. Kuram
    6. Grafik Sanatlar
    7. Fotoğraf
  25. Müzik
    1. Genel Kavramlar, Kuram ve Tarihçe
  26. Bilim-Kurgu-Teknoloji-Mühendislik
    1. Bilim Tarihi
    2. Popüler Bilim
    3. Bilim (Diğer)
  27. İnanç Kitapları - Mitolojiler
    1. Diğer
    2. Hıristiyanlık
    3. Dinler Tarihi
    4. Mitolojiler
    5. Müslümanlık
    6. Musevilik
    7. Diğer İnançlar
  28. Periyodik Yayınlar
    1. Edebiyat
  29. Hobi
    1. Diğer
    2. Bilmeceler, Bulmacalar
    3. Spor
    4. Yemek Kitapları - İçecekler - Gurme
  30. Akademik
    1. İşletme - Finans - Pazarlama - Muhasebe
    2. Fizik
  31. Aile (Kadın, Erkek ve Çocuk)
    1. Anne Baba Kitapları
  32. Gezi ve Rehber Kitapları
    1. İstanbul Rehberi
    2. Gezi Rehberi
  33. Yemek Kitapları
    1. Türk Mutfağı
  34. Sinema
  35. Tiyatro
  36. Dış Politika

En Son İndirilen Kitaplar

  • Resim Bir Nefeste Dünya Mitolojisi
    Bir Nefeste Dünya Mitolojisi

    Mitolojinin kültürümüz ve günlük yaşantımız üzerindeki etkisi, sandığımızdan çok daha fazladır.Sinema, müzik ve edebiyat

  • Resim Üçgendeki Tezgah
    Üçgendeki Tezgah

    Üçgendeki Tezgah'ın ilk baskısı 5.000 adet basıldı ve iki ay gibi kısa bir sürede tükendi. Kitabın

  • Resim Cesur Yeni Dünya
    Cesur Yeni Dünya

    "Endişe Çağı'nın başyapıtı."- Ursula K. Le Guin"Kışkırtıcı, aydınlatıcı, şaşırtıcı ve büyüleyici."- Observer"Ben

  • Resim Macbeth
    Macbeth

    William Shakespeare'in en önemli eserlerinden olan Macbeth, Türkçeye ilk kez merhum Doktor Abdullah Cevdet

  • Resim Dörtlerin Yemini
    Dörtlerin Yemini

    "Benim adım Sherlock Holmes, benim işim başkalarının işini bilmektir."Yardım almak için Baker Street 221B

Diğer Ülke Edebiyatları

  • <p>'Afrikalı Leo', gerçek bir yaşam öyküsünden çıkarılmış düşsel bir yaşamöyküsü: "Bir berberin sünnet ettiği, bir Papanın vaftiz ettiği" Hasan ibn Muhammed el-Vezzan ez-Zeyyati alias/namı diğer Giovanni Leone de Medici'nin, Leo Africanus yani Afrikalı Leo'nun özyaşamöyküsü -yazmış olsaydı yazacağı gibi...Amin Maalouf, bu ilk romanında -daha sonra Semerkant (YKY, 1993) ve Tanios Kayas'ı (YKY, 1995) romanlarında da yapacağı gibi- tarihle/tarihten olağanüstü bir halı dokuyor. Bir uçan halı...</p>

  • Wilbur Smith yakın tarihte yaşanan unutulmaz bir direnişin Afrika'yı yakan günlerini sergiliyor. Parçalanmış Fransa'nın Afrika'nın esrarengiz kalbine sığınışının öyküsüdür. Alev Kıyıları...<br> <br> Romanlarını yazmadan önce gerçekleri araştıran Wilbur Smith insanı sarsan, coşku veren sahneleri anlatmakta büyük bir usta olduğunu bu romanında da kanıtlıyor.<br> (Arka Kapak)

  • <p>Ünlü edebiyatçı Nikos Kazancakis'in bestseller olmuş romanı. Hristiyan yaşam ekollerinden Fransiskenlerin kurucusu, Assissili Francis'in hayatı ve felsefesinin anlatıldığı bu roman, tarihi bir karakteri anlatmanın ve bir edebi eser olmanın ötesinde öneme sahiptir. Zenginlik ve şaşaanın, fakirlik ve tevazu ile mukayese edildiği, insanın öte dünyaya taşıyabileceği erdemlerin neler olduğuna dair çarpıcı sahneler içeren bu önemli Kazancakis eseri, Ender Gürol'un özgün çevirisiyle Türk okuruna ulaşıyor...</p>

  • <p>Öteki kitapları gibi Mehmet Kanar'ın çevirisiyle sunduğumuz Aylak Köpek, Sadık Hidayet'in yaşam ve toplum görüşünün İkinci Dünya Savaşı'nın getirdiği yıkımla çok olumsuz bir havaya büründüğü, inziva ve intiharın kaçış yolu olarak gösterildiği, mutluluğu bu dünyada bulmanın mümkün olmadığının ele alındığı yedi öyküden oluşuyor. </p>

  • <p>...Yine Kundera'nın alışılmış kara mizah anlayışı içinde yazılmış bir roman. Mutluluğu arayan yedi kişinin romanı. Kundera'nın, alaycılık ve şefkatli ustaca ayarlayarak yönettiği bu 'vals'in dans adımlarına uyarak, romanın bu yedi kişisi, birbirlerine sarılıyor ve uzaklaşıyorlar.</p>

  • <font face="MS Shell Dlg 2, sans-serif"><span style="font-size: 12px;">1939 baharı. Tatilciler Avusturya’da bir tatil kasabası olan Badenheim’ı geçici olarak işgal etmek üzeredir. Yerli halk; eczacıyla ruh hastası karısı, kasabanın iki fahişesi, pastane sahibi kendilerini ziyaretçi akınına ve bereketli geçecek bir sezona hazırlamaktadırlar, bu arada uçuk organizatör Dr. Pappenheim Sanat Festivali’ni düzenlemeye çalışmaktadır. Ama kısa süre sonra, şaibeli “Sağlık Dairesi” sinsi güçlerini kullanmaya başlar. Kasaba dış dünyaya kapatılır, yiyecek stokları erir ve tatilciler dahil bütün Yahudilerden Polonya’ya göç etmek için hazırlanmaları istenir. Bu uygulamaların ardındaki gerçeği kabullenmek istemeyen Badenheim sakinleri kendilerini bekleyen trajik sonu görememektedirler... Roman hiçbir şekilde gerçekçi değil. Öyle yoğun stilize edilmiş ki, komik bir kukla operası kisvesi altında bir kâbus olarak karşımıza çıkıyor. Başka bir deyişle, bu kitap, hayat değil, sanattır, Kafka’nın ilk hikâyeleri Dava ve Dönüşüm nasılsa öyle.</span></font>

  • <font face="MS Shell Dlg 2, sans-serif"><span style="font-size: 12px;">Ferdydurke, Pornografi ve Atlantik Ötesi'nden sonra, Bakakai ile Gombrowicz'in kışkırtıcı kalemi, bir kez daha okuruyla buluşuyor. Ülkesi Polonya'da yapıtlarının yasaklanması ve sürgün yaşamı, Gombrowicz'i Sartre'dan daha karamsar bir varoluş hesaplaşmasına itmişti. Kalıplaşmış davranışlar, alegorik bir anlayışla sorguladığı toplumsal töreler, gerçekçi bir anlatımla dile getirdiği çağdaş kültürlerin çelişkileri, kendisinin de belirttiği gibi "kapalı alanlar" içinde bireyin özgerçeğini yok etmiştir. Bakakai'de, biçime indirgenmiş ve hiçbir zaman olgunlaşamamış çağdaş bireyin bunalımları üzerine bir çeşitlemedir: Gerçeküstücü izler de taşıyan bu öykülerde, insanın kendisi olmadığını, karşılıklı etkileşim içinde birbirini yarattığını, ama her şeyin bir pamuk ipliğine bağlı olduğunu groteski ve saçmayı öne çıkararak sergilemekte; kapalı alan kavramını uç noktasına vardırarak bütün ilişkileri aşırı kodlanmış mikroevrenlere dönüştürdüğü öykülerde, özgürlük düşlerinin erişilmezliğini alaycı bir anlayışla dile getirmek toplumsal değerlerin temelsizliğini nihilist bir anlayışla yüzümüze vurmaktadır. Savaşın akıl dışı şiddetiyle erotizmin şiddetinin buluşmasını anlatan bu öyküler, ahlâki değerlere bağlı tabularımızın ne denli dayanaksız olduğunu şaşırtıcı biçimde gözler önüne sermektedir. Bakakai, anlatımındaki olağanüstü tadı ve incelikli kurgusuyla, çağdaş öykü türünün başarılı örnekleri arasında yer almaktadır.</span></font>

  • <p>Nobel ödülü sahibi J. M. Coetzee, bu romanında hayalî bir imparatorlukta geçen olayları anlatıyor. Ancak, yazarın 1970?ler Güney Afrika?sına gönderme yaptığını seziyoruz. Geniş topraklara yayılmış bir imparatorluğun en ucundaki bölgede yaşayan Barbarlar, sözümona, ayaklanmak, imparatorluğu tehdit etmek üzeredirler. Onları bastırmak bahanesiyle merkezden gönderilen Albay ve emrindekiler, müthiş bir işkence ve kıyım başlatırlar. Bu olaylar, o bölgede görevli, yıllardır başkentin yüzünü görmemiş Sulh Yargıcı?nın ağzından aktarılır. Barbarları Beklerken, ürkütücü bir zorbalığın öyküsünü dile getirmekle birlikte, öncelikle bir aşk, sevecenlik, bağışlama ve insancıl duygular romanı. Coetzee roman kişilerini, olayların geçtiği ortamı öylesine ustaca aktarıyor ki, karakterlerin hiçbiri karikatürleşmeden, iyi ve kötü yanlarıyla somutlaşıyor. Coetzee zorbalara da, onların kurbanlarına da aynı insancıl tavır içinde yaklaşıyor. Barbarları Beklerken?i okurken, bir yandan az gelişmiş ülkelerde yıllardır oynanan siyasal oyunları izleyecek, öte yandan alışılmadık ama gerçek, sarsıcı bir aşka tanık olacaksınız.</p>

  • Afrika'nın sıcak güneşi altında duygu ve tutkularının esiri, serüven vurgunu kişilerin acımasız dünyasını sergileyen dev bir romandır "Bencil"...<br> Sonsuz ihtirasların birbirine yaklaştırdığı insanlar, cinsel bunalımları yüzünden nefret denizinin dalgaları arasında kaybolup gidecekler miydi?...<br> "Bencil", daha ilk satırda volkan gibi patlıyor, heyecan fırtınası halinde insanı önüne katıp sürüklüyor.<br> (Arka Kapak)

  • Beyaz Zenciler uyku tulumları, sırt çantaları ve bira kasalarıyla Çingene hayatı yaşayan dumancılar, beyazcılar, asitçilerdir... Beyaz Zenciler şairdir, çılgındır, düş kurmayı ve küfretmeyi severler: Onları en iyi polisler tanır!.. Beyaz Zenciler, mahkûm edildiğimiz rezil, yoz televizyon dizilerine benzeyen hayatlardan; eğitim, kariyer, başarı ve benzeri cüce düşüncelerden nefret ederler... Beyaz Zenciler sevgi edebiyatı yapmazlar, severler: Bütün enerjilerini kendilerini garantiye almak için harcayanların hiçbir zaman anlayamayacağı kadar çok severler... Beyaz Zenciler gerçekten "düzen karşıtı"dırlar, tüm ideallere ve ideolojilere karşı ihanet içindedirler. Onlar toplum dışına atılmamışlardır, orada, "imkânsızın kıyısında öfkeli ve eğri bir hayat" yaşamayı seçmişlerdir... "Beyaz Zenciler coşku dolu, hem derin bir hüznü, hem de güçlü bir yaşama sevincini duyumsatabilen, çok renkli bir roman; ölümün kıyısına da 'Bilemediğimiz ne çok şey var şu dünyada, iş ki aydınlık bir geleceğe hazırlıklı bulunalım' sözlerini söyleten ruh haline de içtenlikle yaklaşıyor yazar. (...) Türkiye'deki gibi 'uslu' toplumlar, doğal olarak kıyıda yaşamanın da kıyısından geçiyorlar. Batı'da gelişen alt kültürler de buralara pek uğramadı; aslında, burada, üst kültürün kendisini de alt kültürlerin toplam çarpıklığı belirlediğinden, kıyıda doğup gelişen kültürlerden söz etmek çok zor." Murat Aykul, Güneş "Ambjörnsen'ın kitabı hem yeraltına giden yolu ve oradaki yaşam biçimini birinci elden anlatır ve pek bilinmeyen bir dünyanın kapısını aralar, hem de yerüstünün, temelinde karbon kâğıdıyla oluşturulmuş 'serüvenini' gözler önüne serer." Serhat Öztürk, Nokta "Beyaz Zenciler en sıradan tarifle düzen karşıtı bir roman. Ancak her yerde duyulan türden değil. Beyaz Zenciler gerçek birer düzen karşıtı! Bütün ideal ve ideolojilere karşı güvensizlikten öte nefret var." Metin Solmaz, Cumhuriyet Kitap

  • <div><span style="widows: 1;">"Bir adam kralın kapısını çalmış ve ona demiş ki, Bana bir tekne ver."</span><br style="padding: 0px; margin: 0px; widows: 1;"><br style="padding: 0px; margin: 0px; widows: 1;"><span style="widows: 1;">Bilinmeyen adaların kalmadığına inanılan bir dönemde bilinmeyen ada arama cesaretine sahip bir adamla böyle bir cesareti görüp hayatını değiştirebileceğine inanan bir kadının büyük usta Saramago'nun eşsiz anlatısında edebiyat tarihine geçen yolculukları böyle başlar. Emrah İmre'nin Portekizceden çevirisi ve Birol Bayram'ın desenleriyle okurun minör başyapıtlarından olacaktır Bilinmeyen Adanın Öyküsü.</span><br style="padding: 0px; margin: 0px; widows: 1;"><br style="padding: 0px; margin: 0px; widows: 1;"><span style="widows: 1;">"(...) ben bilinmeyen adayı bulmak istiyorum, o adaya ayak bastığımda kim olduğumu öğrenmek istiyorum, Bilmiyor musun ki, Kendinden dışarı çıkıp kendine bakmadıkça kim olduğunu asla bilemezsin, (...)"</span><br style="padding: 0px; margin: 0px; widows: 1;"><br style="padding: 0px; margin: 0px; widows: 1;"><span style="widows: 1;">"Saramago görünüşte sade bir öyküyü basit bir dille ve masum karakterlerle aktarıyor; okurlar, hayalperestler ve âşıklar psikolojik, romantik ve toplumsal altmetinleri fark edecektir." </span><br style="padding: 0px; margin: 0px; widows: 1;"><span style="widows: 1;">-Publishers Weekly-</span><br style="padding: 0px; margin: 0px; widows: 1;"><span style="widows: 1;">(Tanıtım Bülteninden)</span></div>

  • Aynı serüvende bütünleşen üç kişiydiler. Bir kadın ve iki erkek. Güçlüydüler ama kuvvetli ile zayıfın savaşında kimden yana olacaklarını biliyorlardı. Mücadeleleri yalnızca bir avuç kum için değildi. Yılların küllediği acı bir gerçeğin yeniden alevlenişiydi bu... <br> (Arka Kapak)

  • <p>On dokuzuncu yüzyılın başlarında, filozof Kant’ın da doğum yeri olan Königsberg’deki bir genelevde bir hilkat garibesi doğar. Doğarken annesinin ölümüne sebep olan bu canavarımsı yaratık sağır, dilsiz ve ürkütücü bir şekilsizliktedir. Ne var ki çok gizli bir yeteneğe de sahiptir: İnsanların zihnini okur, kalplerinin en derininde olup biteni bilir. Herkül adı verilen bu bebeğe hayatın bahşettiği en büyük armağan, onunla aynı gün genelevde dünyaya gelen güzeller güzeli Henriette Vogel ile birbirlerine duydukları kopmaz aşktır. Ama içinde yaşadıkları dünya –tahmin edebileceğiniz gibi– böyle bir aşkı kaldıramaz, âşıklar birbirlerinden uzağa savrulurlar. Yeteneği başına bela olan, çetin düşmanlar edinen Herkül, on dokuzuncu yüzyıl boyunca aşkının peşinde Avrupa’yı bir ucundan diğerine dolaşır. Tımarhaneler, ucube sirkleri ve manastırların içinden geçerken, dönemin yüksek kurumlarındaki mühim şahısların içyüzüne tanık olur, dehşete kapılır: Gözlerimizin önündeki, kan, hırs ve toplumsal baskıyla, çürüme ve kutsalın kötüye kullanılmasıyla dolu bir tarihtir. İnsan olmanın anlamını sorgularız kahramanımızla birlikte, ama her şey bir yana, garip de olsa sarsılmaz bir aşk öyküsüdür dinlediğimiz. Güzel ve çirkin, saygın ve alçak, yüce ve düşük gibi kavramlarımızı yerinden oynatan, aşkın, nefretin ve duyguların gücünü vurgulayan Carl-Johan Vallgren’in bu müthiş romanı, günümüz İsveç edebiyatının öndegelen yapıtlarından biri. Yazarına İsveç’in en önemli ödülü olan August başta olmak üzere sayısız ödül kazandıran ve çok sayıda dünya diline çevrilen kitap şimdi Türkçede...</p>

  • <p>Özellikle Félix Guattri ve Gilles Deleuze'ün "minör" ve "minör edebiyat" kavramını geliştirmesi ardından Kafka okumalarının varolan derinliği yeni ve esaslı bir boyut kazandı.</p> <p>Bu doğrultuda özellikle ikilinin referans noktası olan Çin Seddi'nin İnşası başta olmak üzere 6.45 Yayıncılık Seri adını verdiği Franz Kafka serisine devam ediyor.</p> <p>Kafka'nınhayvan oluşlarıiçin ne denebilir ki:</p> <p>Yarı kedi yarı kuzu, garip bir hayvanım var.</p>

  • <p>Taita, çok sevgili kraliçesi Lotris'in ölümünden sonra, mumyalama ritüelini yerine getirir ve kraliçesini görkemli bir cenaze töreniyle gömer. Yaşadığı acı ve ıstırapla başbaşa kalmak istediğinden her şeyden elini eteğini çekerek Afrika çöllerinin en uzak köşelerinden birinde yaşamaya başlar. Sonunda, büyük kederini büyücülüğün gizemlerini incelemeye adar. Zamanla olağan üstü güçlere sahip olur ve Büyücüler Kralı olarak anılmaya başlar. Mısır'ı üzerine çöken kötülük bulutlarından kurtarmaya çağrıldığında, artık çektiği acı ve ıstırabın kutsal bir amacı olduğuna inanmaktadır. Nehir Tanrısı ve Yedinci Papirüs'ten sonra yine Mısır'ı konu alan Wilbur Smith, Büyücüler Kralı adlı yapıtıyla bir kez daha okuyucularının gönlünü fethediyor.</p>

  • <p>Sâdık Hidâyet'in (1903-1951) öyküleri, hem onun kendi yapıtına hem de modern İran edebiyatına giriş için mükemmel birer anahtar niteliği taşır. Özellikle ilk öykü kitabı Diri Gömülen (Zinde be-gür, 1930), bu büyük yazarın-başyapıtı Kör Baykuş'ta (Çeviren: Behçet Necatigil, YKY, 2001) iyice geliştireceği -temel izleklerini haber veren ve Kafka, Poe, Rilke gibi modernlerle buluşma noktalarını göz önüne seren bunaltıcı atmosferiyle öne çıkar. 1995'te Mehmet Kanar'ın çevirisiyle ve yayınevimizin ilk Sadık Hidayet kitabı olarak yayımladığımız Diri Gömülen'in yeni baskısını sunuyoruz.</p>

  • <p>Dönüşüm Hastahanesi, Stanislaw Lem'in kimliğini "ele veren" bir kitap. Ünlü yazarın otobiyografik ögeler taşıyan bu ilk romanı İkinci Dünya Savaşı ertesinde, 1948'de yayımlandı. Savaşı, iktidarı, ahlâkı, insanlığı ve medeniyeti sorguladığı Dönüşüm Hastanesi, onun yabancısı olmadığı bir dünyayı anlatıyor. Almanlar ülkesini işgal ettiğinde Lem 18 yaşındaydı ve tıp eğitimi görüyordu. Savaş nedeniyle eğitimini yarıda bırakmak zorunda kaldı; bir süre araba tamircisi ve kaynakçı olarak çalışıp hayatını idame ettirdi. Olay bir hastanede geçer. Ülkesi işgal altında, gelecek konusunda endişeli ve ailesinden ayrı düşen genç bir doktor taşradaki bir akıl hastanesinde göreve başlar. Hekimler akıl sağlıklarını korumak için pencerelerini dış dünyaya kapamış, kendilerini mesleklerine ve soyut felsefi tartışmalara vermişlerdir. Ancak tüm çabalarına rağmen, dünyanın kötülüklerinden ve hayatın çelişkilerinden kendilerini koruyamazlar. "İçeride" yaşananların "dışarıda" yaşananlardan bir farkı yoktur. Dönüşüm Hastanesi, Lem'in bibliyografyasında hakettiği şöhreti yakalayamayan, ama bu usta yazara ve yazma serüvenin çıkış noktasına ilişkin ilginç ipuçları veren, önemli bir kitap. </p>

  • <p class="description">Bir ülkeyi ve insanları, o ülkenin 350 yıllık tarihine tanıklık eden bir köprünün, romana adını veren Drina Köprüsü’nün ‘dilinden’ anlatan olağanüstü bir roman. Sıradan, kronikçi bir anlatım değil sözkonusu olan. İvo Andriç, doğup büyüdüğü toprakları, efsanelerle, masallarla zenginleştirerek anlatıyor. Köprünün yapılışı, isyanlar, salgınlar, su baskınları, Bosna-Hersek’in Avusturya tarafından işgali, ülkeye demiryolunun getirilişi, 1912 Balkan Savaşı’nın acı dolu günleri, bir dünya savaşına yol açan suikast, yine savaş, yine kan, yine gözyaşı, köprünün dinamitle atılması... romanın tarihî dekorunu oluşturuyor. İstemediği delikanlıya verildiği için köprünün üstünden azgın Drina’nın sularına atlayan güzel Boşnak kızı Fato’nun acıklı serüveni, kumarbaz Glasinçanin’in yarı gerçek, yarı masal halinde anlatılan kumar tutkusu, tekgöz Salko’nun, gazinocu Lotika’nın hayatları... romanın zengin dramatik kurgusundan birkaç örnek sadece. <br>Her satırında hissedilen derin bir insan sevgisi ile insanı sarsan Drina Köprüsü, yarım asır önce yazılmasına rağmen değerinden hiçbir şey kaybetmeyen, bir millete, cemaate değil de bir ülkeye, bir vatana adanmış bir aşk romanı. İvo Andriç’in bu başyapıtı, öte yandan, Osmanlı’da farklı toplulukların nasıl birarada yaşandığını geniş bir görüşle bir tarihçi titizliğiyle tasvir ediyor. 1961’de İvo Andriç’e verilen Nobel Edebiyat Ödülü’yle –ki edebiyat çevreleri ödülün özel olarak bu romana verildiği konusunda hemfikirdirler- taçlandırılan Drina Köprüsü, geçtiğimiz yüzyılın olduğu gibi, yeni binyılın da en büyük romanlarından biri olacaktır.</p>

  • Siyah-beyaz ayrımının en çarpıcı biçimde yaşandığı bir dönemde var olan kurallara karşı çıkmak ve beyaz bir kadın olarak ezilen tarafta yer almak gerçek bir cesaret işiydi. Tara Courtney beyazların lideri olan kocasına, baskın rejime, ırk ayrımcılığına ve esarete son vermek isteyen ve bunun için siyah liderlerle işbirliği yapan biridir. Bu cesur tavrı yüzünden çevresi tarafından dışlansa da onun gerçek dostları onu asla yalnız bırakmaz. Acılarla, yoksulluklarla ve kayıplarla dolu olan bir toplumun hikayesi, aslında Tara'nın da yazgısıdır. O zorlu ve karanlık bir yolda yürürken elinden kayıp gidenlere karşılık, gerçek bir özgürlük hikayesi yazmaktadır.