Kategori

  1. Edebiyat
    1. Roman
    2. Dünya Edebiyatı
    3. Amerikan Edebiyatı
    4. Türk Edebiyatı
    5. Tarihsel Romanlar
    6. Şiir
    7. Anı - Mektup - Günlük
    8. Polisiye
    9. Fantastik
    10. Biyografi-Otobiyogafi
    11. Aksiyon - Macera
    12. Alman Edebiyatı
    13. Çizgi Roman
    14. İngiliz Edebiyatı
    15. Diğer Ülke Edebiyatları
    16. Tarihi Roman - Öykü
    17. Öykü
    18. Deneme
    19. Deneme - İnceleme
    20. Gençlik Edebiyatı
    21. Latin Edebiyatı
    22. Anlatı
    23. Fransız Edebiyatı
    24. Bilimkurgu
    25. İspanyol Edebiyatı
    26. Senaryo
    27. Rus Edebiyatı
    28. Bilim Kurgu Kitapları
    29. Ortadoğu - Arap Edebiyatı
    30. Divan Edebiyatı - Halk Edebiyatı
    31. İtalyan Edebiyatı
    32. Aşk Roman ve Öyküleri
    33. Mizah
    34. Eleştiri, İnceleme, Kuram
    35. Politik Kurgu
    36. Halk Edebiyatı
    37. Aşk
    38. Klasikler
    39. Korku-Gerilim
    40. Uzakdoğu Edebiyatı
    41. Korku - Gerilim
    42. Araştırma-İnceleme-Referans
    43. Biyografi - Otobiyografi - Monografi
    44. Efsane-Destan
    45. Macera - Aksiyon
    46. Oyun
    47. Antoloji
    48. İskandinav Edebiyatı
    49. Senaryo - Oyun
    50. Dil Bilim
    51. Eleştiri - Kuram
    52. Seyahatname
  2. Felsefe
    1. Diğer
    2. Felsefi Akımlar
    3. Felsefe Tarihi
    4. Bilim Felsefesi - Yöntembilim
    5. Din Felsefesi
    6. Araştıma-İnceleme-Referans
    7. Marksizm
    8. Genel Felsefe
    9. Etik
    10. Estetik
    11. Genel ve Referans
    12. Siyaset Felsefesi
    13. Mantık - Bilgi Felsefesi
    14. Düşünce
    15. Modernizm - Postmodernizm
    16. Doğu Felsefeleri
  3. Politika Siyaset
    1. Türkiye Siyaseti ve Politikası
    2. Dünya Siyaseti ve Politikası
    3. Azınlıklar, Etnik Sorunlar
    4. Genel Politika, Siyaset Bilim, Siyaset Tarihi
    5. Diğer
    6. Politik Akımlar - Hareketler
    7. Derin Siyaset, Komplo Teorileri
    8. Avrupa Birliği
    9. Araştırma-İnceleme
    10. Sol Hareketler
    11. İslam, Ortadoğu
    12. Siyaset Bilimi
    13. Kurumlar, Örgütler
    14. Uluslararası İlişkiler, Dış Politika
    15. Uluslararası İlişkiler
  4. Ekonomi
    1. Dünya Ekonomisi
    2. Halkla İlişkiler, İnsan Kaynakları
    3. Araştırma-İnceleme-Kuram
    4. İş Dünyası
    5. Diğer
    6. Yönetim
    7. Türkiye Ekonomisi
    8. Referans Kitaplar
    9. İşletme, Muhasebe, Maliye
  5. Tarih
    1. Yakın Tarih
    2. Araştırma - İnceleme
    3. Osmanlı Tarihi
    4. Referans Kitaplar
    5. Diğer
    6. Mustafa Kemal Atatürk
    7. Atatürk Hakkında ve Kendi Yazdıkları
    8. Dünya Tarihi
    9. Türkiye ve Cumhuriyet Tarihi
    10. Türkiye Cumhuriyeti (Siyasi ve Askeri Tarih)
    11. Tarih Felsefesi
    12. Araştırma-İnceleme
    13. Anı - Mektup - Günlük - Seyahatname
    14. Osmanlı ve Öncesi (Siyasi ve Askeri Tarih)
    15. Önemli Olaylar ve Biyografi - Otobiyografi
    16. Osmanlı ve Öncesi (Sosyal Tarih)
    17. Türk Tarihi Araştırmaları
    18. Bölgeler
  6. Genel Konular
    1. Biyografi - Otobiyografi - Monografi
    2. Makale - Deneme - Derleme
    3. Diğer
    4. Özlü Sözler - Duvar Yazıları
    5. Söyleşi
    6. Araştırma-İnceleme
    7. Eğlence - Mizah
    8. Gizem - Parapsikoloji - Büyü - Ezoterizm - Spritüalizm
    9. Parapsikoloji-Gizem
    10. Referans - Kaynak Kitap
  7. İslam
    1. Diğer
    2. Makale - Deneme - Derleme
    3. Araştırma-İnceleme
    4. İslam ve Günümüz İslam Düşüncesi
    5. İbadete Dair
    6. Hz. Muhammed
    7. Edebiyat - Roman
    8. İslam Tarihi
    9. Kuran ve Kuran Üzerine
    10. İslam Eğitimi
    11. Tasavvuf - Mezhepler - Tarikatlar
    12. Alevilik-Bektaşilik
    13. Siyasi - Felsefi İslam
    14. İslam ve Düşünce
    15. İslam ve Etik
    16. İslam ve Kültür
    17. İslam ve Bilim - Popüler Bilim
    18. İslamda Kadın ve Aile
    19. Biyografi - Otobiyografi
    20. Meal-Tefsir-Hadis
    21. İslam Hukuku
  8. İnsan ve Toplum
    1. Diğer
    2. Kişisel Gelişim
    3. Kültür Sosyolojisi
    4. İletişim - Medya
    5. Psikoloji
    6. Cinsellik
    7. Siyaset Sosyolojisi
    8. Antropoloji
    9. Kent ve Kent Sosyolojisi
    10. Sosyoloji (Diğer)
  9. Edebiyat (Roman - Öykü) Yerli
    1. Roman
    2. Öykü ve Anlatı
    3. Cumhuriyet Dönemi Roman
  10. Dinler - Mitolojiler
    1. Dinler Tarihi - Felsefesi
    2. Mitolojiler
    3. Hıristiyanlık
  11. Eğlence - Mizah - Oyun
    1. Mizah
    2. Fıkra
    3. Karikatür
  12. Politika
    1. Kürt Sorunu - Kürtler
    2. Devlet Güçleri - İstihbarat Örgütleri
    3. Gazeteci Kitapları
    4. Uluslararası İlişkiler - Dış Politika
    5. Sol Üzerine
    6. Yönetim - Devlet Üzerine
    7. Azınlıklar-Etnik Gruplar
    8. Politik Hareketler
    9. Siyaset Bilimi
    10. Ortadoğu - Arap
    11. Demokrasi
    12. Diğer
    13. Kapitalizm Üzerine
  13. Şiir
    1. Cumhuriyet Dönemi ve Günümüz
    2. Çeviri Şiir
    3. Şiir
  14. Çocuk Kitapları
    1. Bilmece, Bulmaca
    2. Dünya Klasikleri
    3. Masallar
    4. Edebiyat
    5. Roman-Öykü
    6. Hikayeler
    7. Hikaye-Öykü
    8. Çizgi Roman
  15. Bilim - Mühendislik
    1. Popüler Bilim
    2. Doğa Bilimleri
    3. Bilim Tarihi
  16. Edebiyat (Roman - Öykü) Çeviri
    1. Fransız
    2. Rus - Eski Sovyet Cumhuriyetleri
    3. Hindistan - Pakistan
    4. Kuzey Amerika
    5. İngiliz - İrlanda
    6. Diğer
    7. Doğu Avrupa
    8. Uzakdoğu
    9. İtalyan
    10. Avustralya
    11. Alman - Avusturya
    12. İspanya - Portekiz
    13. İskandinav
    14. Afrika
  17. Bilgisayar
    1. Güvenlik - Security
  18. Yabancı Dilde Kitaplar
  19. Psikoloji
    1. Genel Psikoloji
    2. Başvuru Kitapları
    3. Çocuk Psikolojisi
    4. Ekoller ve Yaklaşımlar
  20. Ekonomi - Emek - İş Dünyası
    1. Kuram
    2. Türkiye Ekonomisi
    3. İş Dünyası - Kariyer
  21. Eğitim
    1. Diğer
    2. Eğitim Sorunları
    3. Sözlükler ve Konuşma Kılavuzları
    4. Dil Öğrenimi
  22. Sağlık
    1. Diğer
    2. Cinsellik
    3. Sağlık İletişimi
    4. Başvuru Kitapları
    5. Beslenme ve Diyet
    6. Alternatif Tıp, Şifalı Bitkiler
    7. Yoga -Meditasyon
  23. Sosyoloji
    1. Kültür ve Bilim
    2. Diğer
    3. Genel Sosyoloji
    4. Siyaset Sosyolojisi
    5. Kadın Çalışmaları
    6. Sivil Toplum Kuruluşları
  24. Sanat
    1. Sanat Tarihi
    2. Fotoğraf, Sinema, Tiyatro
    3. Resim
    4. Diğer
    5. Kuram
    6. Grafik Sanatlar
    7. Fotoğraf
  25. Müzik
    1. Genel Kavramlar, Kuram ve Tarihçe
  26. Bilim-Kurgu-Teknoloji-Mühendislik
    1. Bilim Tarihi
    2. Popüler Bilim
    3. Bilim (Diğer)
  27. İnanç Kitapları - Mitolojiler
    1. Diğer
    2. Hıristiyanlık
    3. Dinler Tarihi
    4. Mitolojiler
    5. Müslümanlık
    6. Musevilik
    7. Diğer İnançlar
  28. Periyodik Yayınlar
    1. Edebiyat
  29. Hobi
    1. Diğer
    2. Bilmeceler, Bulmacalar
    3. Spor
    4. Yemek Kitapları - İçecekler - Gurme
  30. Akademik
    1. İşletme - Finans - Pazarlama - Muhasebe
    2. Fizik
  31. Aile (Kadın, Erkek ve Çocuk)
    1. Anne Baba Kitapları
  32. Gezi ve Rehber Kitapları
    1. İstanbul Rehberi
    2. Gezi Rehberi
  33. Yemek Kitapları
    1. Türk Mutfağı
  34. Sinema
  35. Tiyatro
  36. Dış Politika

En Son İndirilen Kitaplar

  • Resim Bir Nefeste Dünya Mitolojisi
    Bir Nefeste Dünya Mitolojisi

    Mitolojinin kültürümüz ve günlük yaşantımız üzerindeki etkisi, sandığımızdan çok daha fazladır.Sinema, müzik ve edebiyat

  • Resim Üçgendeki Tezgah
    Üçgendeki Tezgah

    Üçgendeki Tezgah'ın ilk baskısı 5.000 adet basıldı ve iki ay gibi kısa bir sürede tükendi. Kitabın

  • Resim Cesur Yeni Dünya
    Cesur Yeni Dünya

    "Endişe Çağı'nın başyapıtı."- Ursula K. Le Guin"Kışkırtıcı, aydınlatıcı, şaşırtıcı ve büyüleyici."- Observer"Ben

  • Resim Macbeth
    Macbeth

    William Shakespeare'in en önemli eserlerinden olan Macbeth, Türkçeye ilk kez merhum Doktor Abdullah Cevdet

  • Resim Dörtlerin Yemini
    Dörtlerin Yemini

    "Benim adım Sherlock Holmes, benim işim başkalarının işini bilmektir."Yardım almak için Baker Street 221B

Felsefe

  • <p>Felsefe ile ilgili genel kavramlar, tartışmalar ve düşünürler... Sokrates bilgiyi zihnimizde nasıl doğurttu? Diğer insanlar gerçekten cehennemimiz mi? Kaç farklı şekilde mantıksız olabiliriz? Özgür irade, her istediğimizi yapmak mı? Hegel'i okumaya nereden başlamalı? Felsefede aşkın doğasına ilişkin hangi teoriler çarpışıyor? Hedonizm sadece zevk almanın yüceltildiği bir felsefe mi? Wittgenstein'ın zehir gibi bilgeliğinden kendimize pay çıkarabilir miyiz? İnsanlarla hayvanlar arasındaki farklılıktan doğan haklar ne kadar etik? İnsanın dünyadaki varoluşuna dair çok sayıda felsefi sorunun cevabını merak edenlere herkesin anlayabileceği dilde yazılmış bir kaynak kitap. A'dan Z'ye Felsefe, nükteli anekdotları ve pratik bilgileriyle "başucu filozofunuz" olmaya aday.</p>

  • <p>Nietzsche'nin, eski arkadaşı Paul Rée'nin ahlakın kökeniyle ilgili kitabına (The Origin of the Moral Sensations) yanıt olarak kaleme aldığı üç denemeden oluşan bu kitap, yazarın en uzun soluklu ve iç tutarlılığa sahip çalışmalarından biridir. Kitabı oluşturan denemelerin üçü de İyinin ve Kötünün Ötesinde'de dile getirilen Hıristiyan ahlakı eleştirisini daha ileriye taşımaktadır. "İyi," "kötü" ve "fena" gibi sözcüklerin dilbilimsel analiziyle başlayan birinci denemede Nietzsche, "efendi" ahlakı ve "köle" ahlakı dediği iki kavram arasında karşıtlık kurarak, gücün ve eylemin nasıl da sıklıkla yerini edilginliğe ve nihilizme bıraktığını gösteriyor. Suç ve cezanın kökenini irdeleyen ikinci deneme, adalet kavramının nasıl doğduğunu ve bu kavramın içselleştirilmesinin "ruh" denilen şeyin gelişimine nasıl yol açtığını ortaya koyuyor. Üçüncü denemede Nietzsche, çileci ideallerin anlamını çözümlüyor. Nietzsche'nin niyeti çileci idealleri, "köle" ahlakını ya da içselleştirilmiş değerleri bir çırpıda yadsımak değildir; onun temel kaygısı kültürün ve ahlakın ebedi gerçeklikler olmaktan çok, insan yapısı kavramlar olduklarını göstermektir. Ulaştığı yargılara katılabilir ya da katılmayabilirsiniz; ama Nietzsche öylesine açık seçik ve parlak bir dille yazıyor ki, Ahlakın Soykütüğü'nü okurken kendinizi canlanmış ve coşkulu hissedeceksiniz.</p>

  • 21. yüzyıla girdiğimiz şu sıralarda, bilim ve felsefe bir yol ayrımına gelmiş görünüyor. Bilim ve teknolojinin 20. yüzyılda kaydettiği eşsiz başarılar bir yandan gezegenimizin karşı karşıya bulunduğu bütün sorunların çözümü için muazzam bir potansiyel sunarken diğer yandan da onun toptan imhası için bir tehdit oluşturuyor. İnsanlığa çok daha sağlıklı bir yaşam olanağı sunan genetikteki çarpıcı gelişmeler, en karanlık ırkçı ve ayrımcı düşüncelere dayanak yapılabilmektedir. Maddenin derinliklerindeki muazzam enerjinin keşfedilmesi de aynı sonucu doğurdu. Bu enerji uygun biçimler altında insanlığa büyük bir refah getirebilecekken, nükleer bombalar ve mevcut nükleer santraller biçiminde bir karabasan olarak karşımıza dikilmiştir.<br> <br> Öte yandan özellikle teorik fizik ve kozmoloji alanında bir mistisizme kayma eğilimi görüyoruz. Sözde evrenin doğuşunu açıklayan "Büyük Patlama" teorisi gibi teoriler bir Yaratıcının varlığını kanıtlamak için kullanılıyor. Bilim yüzyıllardır ilk kez dinsel gericiliğe inandırıcılık kazandırma işine koşuluyor. Yine de bu, hikayenin yalnızca bir yanı.<br> <br> Giderek artan sayıda bilimci eski bakış açısından hoşnutsuz hale geliyor. Kaos ve Karmaşıklık teorisinin hızlı yükselişi, son yıllarda bilimdeki en önemli gelişmelerden biridir. Bu yeni eğilimin dile getirdiği materyalizmin teorilerine şaşırtıcı ölçüde benzemektedir.<br> <br> Bu eserin önemli bir kısmı, Marksist felsefeyle yeni teoriler arasındaki ilişkinin araştırılmasına ayrılmış bulunuyor. Acaba bu karşılaşma bilimin yönteminde yeni ve heyecan verici bir atılıma temel sağlayacak mı?<br> (Arka Kapak)

  • <p>1628 ve 1629 yılları arasında kaleme alınan ve Descartes'ın ilk büyük felsefi çalışması olarak kabul edilen Aklın Yönetimi İçin Kurallar kitabı, ünlü düşünürün ölümünden sonra derlenerek basılmıştır. Descartes, eserde yer alan kurallar vasıtasıyla, insanın aklına gelebilecek her türlü soruya bir yanıt vererek Yöntem Üzerine Konuşmalar (1637) eserine göndermede bulunur ve zihnin temel bütünlüğünü gözler önüne serme amacını taşır. Eserde yöntem, doğanın düzene konulması olarak sunulmakta ve zihnin temel işlemleri olan sezgi ile tümdengelime ışık tutulmaktadır. Bunun yanı sıra Descartes, düzenin ve ölçünün genel bilimi olarak "evrensel bilim" projesinden de söz eder ve bu projeyi yalnızca hesaplanabilen değil, tüm soruların yanıtı olarak görür.</p>

  • Feuerbach Üzerine Tezler, Marx tarafından, Brüksel'de 1845 Martında formüle edilmişti. Alman İdeolojisi ise, Marx'ın, daha sonra 1846 yazının ortalarına kadar Engels'le birlikte yaptıkları ortaklaşa çalışmanın ürünüdür. Bu her iki yapıt da, marksizmin temel kavramlarının hazırlanmasında kesin bir dönüm noktasını belirlerler. <br> <br> Daha 1842'de girişilen bir eleştirici gidişin varış noktası olarak her iki yapıt da, tarihsel materyalizmin, ana hatlarıyla çizilmiş ilk açıklaması niteliğindedirler. Yazarlarının daha sonraki ekonomik çalışmaları ve devrimci deneyimleri sonucu getirilen teorik derinleştirmeler ne olursa olsun, bu metinler, daha bu durumlarıyla marksizme önemli bir eğitbilimsel (pedagogique) başlangıç oluştururlar. <br> <br> <b>Sunuş, Jacques Milhau </b><br> <br> [Feuerbach Üzerine Tezler] - 1. Feuerbach'a İlişkin, Marx <br> [Feuerbach Üzerine Tezler] - 1. Feuerbach'a İlişkin, Marx <br> <br> Alman İdeolojisi<br> <br> <b>Önsöz </b><br> <br> <li>Birinci Kısım</li><br> <br> Feuerbach <br> Materyalist Ve İdealist Anlayışların Karşıtlığı<br> <br> <br> [I] <br> <br> [1. Genel Olarak İdeoloji ve Özel Olarak Alman İdeolojisi] <br> <br> [2. Materyalist Tarih Anlayışının Öncülleri] <br> <br> [3. Üretim ve Bireylerin İlişkileri. İşbölümü ve Mülkiyet Biçimleri: Aşiretsel, Antik, Feodal] <br> <br> [4. Materyalist Tarih Anlayışının Özü. Toplumsal Varlık ve Toplumsal Bilinç] <br> <br> <br> <br> [II] <br> <br> [1. İnsanların Gerçek Kurtuluşunun Koşulları] <br> <br> [2. Feuerbach'ın Sezgisel ve Tutarsız Materyalizminin Eleştirisi] <br> <br> [3. Başlangıçtaki Tarihsel İlişkiler Ya da Toplumsal Faaliyetin Esas Yönleri: Geçim Araçlarının Üretimi, Yani Gereksinmelerin Üretimi, İnsanların Üremesi (Aile), Toplumsal İletişim, Bilinç] <br> <br> [4. Toplumsal İşbölümü ve Sonuçları: Özel Mülkiyet, Devlet, Toplumsal Faaliyetin "Yabancılaşma"sı] <br> <br> [5. Komünizmin Maddi Bir Önkoşulu Olarak Üretici Güçlerin Gelişmesi] <br> <br> [6. Materyalist Tarih Anlayışının Sonuçları: Tarihsel Sürecin Sürekliliği, Tarihin Dünya Tarihine Dönüşmesi, Bir Komünist Devrim Zorunluluğu] <br> <br> [7. Materyalist Tarih Anlayışının Özeti] <br> <br> [8. Genel Olarak İdealist Tarih Anlayışının ve Özel Olarak da Hegel Sonrası Alman Felsefesinin Tutarsızlığı] <br> <br> [9. Feuerbach'ın İdealist Tarih Anlayışının Tamamlayıcı Eleştirisi] <br> <br> [III] <br> <br> [1. Egemen Sınıf ve Egemen Bilinç. Hegel'in Tarihte Tin'in Egemenliği Anlayışının Oluşumu] <br> <br> <br> [IV] <br> <br> [1. Üretim Aletleri ve Mülkiyet Biçimleri] <br> <br> [2. Maddi Emek ile Zihinsel Emek Arasında İşbölümü, Kent ile Kırın Ayrılması. Loncalar] <br> <br> [3. İşbölümünün Genişlemesi. Sanayi ile Ticaretin Ayrılması. Çeşitli Kentler Arasında İşbölümü. Manüfaktür] <br> <br> [4. En Karmaşık İşbölümü, Büyük Sanayi] <br> <br> [5. Toplumsal Bir Devrimin Temeli Olarak Üretici Güçler ile Karşılıklı İlişki Tarzı Arasındaki Çelişki] <br> <br> [6. Bireylerin Rekabeti ve Sınıfların Oluşması. Bireyler ile Geçim Koşulları Arasındaki Çelişkinin Gelişmesi. Burjuva Toplum Koşulları İçinde Bireylerin Aldatıcı Ortak Topluluğu ve Komünizmde Bireylerin Gerçek Birliği. Toplumun Yaşam Koşullarının Birleşmiş Bireylerin Gücüne Bağlı Kılınması] <br> <br> [7. Üretici Güçler ile İlişki Tarzı Arasındaki Çelişki Olarak, Bireyler ile O Bireylerin İçinde Bulundukları Varoluş Koşulları Arasındaki Çelişki. Üretici Güçlerin Gelişimi ve İlişki Tarzlarının Değişmesi] <br> <br> [8. Tarihte Zorun (Fethin) Rolü] <br> <br> [9. Büyük Sanayi ve Serbest Rekabet Koşullarında Üretici Güçlerle İlişki Tarzı Arasında Gittikçe Büyüyen Çelişki. Emek ve Sermaye Karşıtlığı] <br> <br> [10. Özel Mülkiyetin Ortadan Kaldırılmasının Zorunluluğu, Koşulu ve Sonuçları] <br> <br> [11. Devletin ve Hukukun Mülkiyet ile İlişkileri] <br> <br> [12. Toplumsal Bilinç Biçimleri] <br> <br> Açıklayıcı Notlar <br> Dizin <br> (Tanıtım Yazısından)

  • George Sarton'dan önce de bilim tarihi ile uğraşanlar vardı; ancak insanların bu konu ile ilgilenmeleri büyük ölçüde tesadüflere ve kişisel arzularına bağlıydı. Sarton ise, bilim tarihine akademik bir statü kazandırmıştır.<br> <br> Sarton'a göre, eğer bilim sistematize edilmiş pozitif bilgi olarak tanımlanırsa, bilim tarihi, bu bilginin gelişiminin betimlenmesi ve anlamlandınlmasıdır. Betimleme işin sadece bir kısmıdır ve anlamlandırma olmaksızın hiçbir değer taşımaz. Çünkü, bilim tarihi bir keşifler hikayesi değildir; keşifler geçicidir; kısa bir süre sonra eski keşiflerin yerini yenileri alır. Bilim tarihçisinin asıl görevi, bilginlerin bilimsel keşiflerini saymaktan ve sıralamaktan ziyade, bilimsel kişilikleri yeniden canlandırmaktır. Keşifler önemli olabilir ama kişilikler çok daha önemlidir. Öyleyse amaç, keşifleri kaydetmek değil, bilimsel düşüncenin gelişimini, yani insan bilincinin gelişimini açıklamak olmalıdır.<br> <br> Bilim adamları ve teknisyenler bilimin en son ürünlerini bilmek isterler; daha önceki ürünlere modası geçmiş gözüyle bakarlar ve onları önemsemezler. Bununla birlikte, bilim tarihçisi, sadece en yeni ürünlerle değil, bunlara yol gösteren ve bunları mümkün kılan bütün gelişmelerle de ilgilenir. Bilimin en son ürünleri, bir ağacın taze meyvalan gibidir; meyvalar acil ihtiyaçlarımızı karşılar, ama ağaç olmaksızın meyvalar varlığa gelemez. Bilim tarihçisi, bilgi ağacını, bütün kökleri ve dallarıyla birlikte bilmek ister; bugünün meyvalarmı takdir eder ama geçmişin ve geleceğin meyvalarmı da ihmal etmez.<br> <br> Sarton da, Comte ve Tannery gibi, bilim tarihini, tek tek bilimlerin tarihinden ayırır. Bilim tarihi, matematik tarihinden, kimya tarihinden veya biyoloji tarihinden farklı bir tarihtir. Bir bilim tarihçisi, araştırırken ve yazarken bilimin bütün dallarını hesaba katmalıdır. Çünkü amaç, bilim ağacının bir dalının değil, tamamının gelişimini açıklamak.<br> (Tanıtım Bülteninden)<br>

  • "... felsefe, insan bilimleri ve sanatta 'Yunan Mucizesi' bütün dünyada hala zengin bir okul, tükenmez bir ilham kaynağı olma niteliği sürdürmüyor mu? <br> Bu düşüncede olduklarını sandığım büyük bir aydın kesiminin, Andre Bonnard'ın bu kitabını sıcak bir ilgiyle karşılayacaklarından hiç kuşku duymuyorum. <br> Bonnard bize Yunanlıları günlük yaşantıları çerçevesinde sevinç ve kederleri, bilim ve efsaneleri, özgürlük ve kölelikleri içinde sunuyor. <br> Bonnard bu kadarla kalmıyor. Eski Yunan bilgeliğiyle beslenmiş bir etik anlayışıyla, tarihin dramatik bir diliminde bizlere bir de çağdaş hümanizm dersi veriyor: 'Benim için hümanizm, masasında çalışan bir insanın bilimi değildir; hiç ayrılmayacağım bir hayat kuralıdır... Burada kişiliğimde Antigon dostu ve çevirmeni ile barış taraflısını ayırmak istiyorlar; oysa bunlar aynı insan!" O insan kitabında bize sadece Eski Yunan'ı anlatmıyor; biraz da bizleri anlatıyor.." <br> - Taner Timur -<br> (Arka Kapak'tan)

  • <p>"Global ısınmadan çıkan ders şu ki, insanoğlunun özgürlüğü, dünya üzerindeki hayatın istikrarlı doğal parametrelerle (sıcaklık, havanın bileşimi, yeterli su ve enerji kaynağı) oluşturduğu bir arka plan sayesinde mümkün olmuştur: İnsanlar, ancak, dünya üzerindeki hayatın parametrelerini ciddi biçimde bozmamak için yeterince marjinal kaldıkları sürece "istediklerini yapabilirler." Özgürlüğümüzün global ısınma ile somutlaşan sınırları, bizzat özgürlük ve erkimizin katlanarak büyümesinin paradoksal bir sonucudur yani bizi çevreleyen tabiatı dönüştürme yetimizi durmadan büyüterek, yerküre üzerindeki hayata olmamızın."</p>

  • <p>Özdenören, aşkı bir mecaz kılan beşerî koşulların bir köprü, bir merdiven olduğunu ihsas ettirirken, aşkın gerçeğini yatay boyutu dikey boyuta bağlamanın bir imkanı olarak irdeliyor. Aşkın diyalektiği ise, bu bağlantıyı kurmanın, aşk derdine düşmenin, merdiveni çıkmanın kendine özgü serüveninde karşılaşılan türlü hallerden ibaret; kalbin çeşitli hallerinden...</p>

  • <p>“Schopenhauer, insanların aşk ya da soyları uğruna yaşamlarını çoğu zaman feda etmeleri nedeniyle, aşkın insan doğasındaki en güçlü itki olduğunu ortaya koyuyor. Aşk sadece en güçlü değil, aynı zamanda en yaygın itkidir, eylemlerimizin çoğunu harekete geçirmede kararlı fakat bilinçaltına dayalı bir rol oynamaktadır. Gelgelelim Schopenhauer, bu itkinin gizli ve irrasyonel olduğunu, sonsuz acıların kaynağı olduğunu iddia eder. Aşkın bize hazların en muazzamını getireceğini düşünürüz. Arzularımız yenilendiğinden ve onlara karşı koyamadığımızdan dolayı, herhangi bir ders çıkartmak yerine aptallığımızı sürdürürüz. Aşk arayışının peşindeki failler olsak da, bizi kendi amaçları için kontrol eden ve kullanan daha yüksek güçlerin gerçekte yalnızca araçlarıyız. Aşk için üremeden başka hiçbir amaç yoktur ve üreme için de türün hayatta kalmasından başka hiçbir amaç yoktur. Her birey tür uğruna ürer ve üreme görevini yerine getirdikten sonra ıskartaya çıkarılır ve ölüme teslim edilir.</p> <p>Epikuros ve Epiktetos gibi Schopenhauer de, servet ve şöhreti ne kadar çok elde edersek onları o kadar çok isteyeceğimizi ileri sürer; fakat ne kadar çok istersek de elde edilmeleri o kadar güçtür, dolayısıyla sürekli olarak memnuniyetsiz, tatminsiz kalırız. Günümüzün büyük bir kısmında ihtiyaçlarımızı tatmin etmek, can sıkıntısından kurtulmak için mücadele halindeyiz, ya da hareketsiz cinsel dürtülerle mücadele ediyoruz. Biliyoruz ki bizler bir işkence döngüsüne hapsolmuşuz; imkânsız olmasa da, kurtulmanın zor olduğunu keşfederiz, çünkü tam da bizi kapana sıkıştıran şeylere arzu duyarız. Schopenhauer'in belirttiği gibi, sanki “İksion'un dönen tekerleği üzerine yatmışız… ve Danaosların eleğinden su çekiyoruz.” Evet, aslında cehennemin daha iyi bir tarifi olamazdı.”</p>

  • <p>Aşkın (Cinsel Sevginin) Metafiziği, insanın, türün bir “bireyi” olarak kendi dışında bir yerde ve geçmiş zamanda yazılmış bir oyunun çaresiz edilgen aktörü olduğunu kanıtlamaya çalışıyor. “Oyunun” senaristi olmasa da amaçlarının farkında olan ödünsüz merci, İrade'dir. İrade, bütün canlı türlerin ideal tipinin korunup hayatta kalmasını sağlama kaygısı taşır. Türün bireyi (insan-hayvan) içine irade tarafından içgüdü halinde yerleştirilmiş dürtülerin doyum taleplerinin edilgen hizmetçisidir. Türün korunup devam etmesi bakımından tayin edici önem taşıyan “cinsel dürtü”nün tamamlayıcısı “cinsel sevgi”nin, dikkatle değerlendirilmesi gereken mutlak ya da nispi özellikleri, uyulması gereken kuralları vardır; bu oyun kurallarını, “türün aleyhine” sonuç almaksızın, kimse ihlal edemez.</p>

  • Hayat ile düşüncenin kesiştiği noktanın sırları...<br> <br> Notos Kitap, daha çok düşündüren, daha az gülümseten ve hayat ile düşüncenin kesitiği noktanın sırlarını açığa çıkaran metinlerden oluşan Ateistin Kutsal Kitabı'nı yayımladı.<br> <br> Düşünüyorum, o halde ateist miyim? Bu gezegendeki rolümüz ne? Hakikat nedir? İnanç ya da iman nedir? Şüphe etmek bir trajedi midir? Şüphe ve belirsizlikle yaşanabilir mi? Her şey bir yanılsamaysa?.. <br> <br> Ateist'in Kutsal Kitabı bir felsefe, düşünce ve aforizma kitabı. Önemli bölümü kurmaca yapıtlardan alınan bu aforizmalar, okura kendi hesaplaşması için bir şans veriyor. Hemingway'den Marquis de Sade'a, Napoléon'dan Freud'a, Schopenhauer'a, Benjamin Franklin'e, Nietzsche'ye, Frank Sinatra'ya, Camus'ye, Fidel Castro'ya, Asimov'a...<br> <br> Dünyanın varoluşundan önce de var olduğunu kanıtlayacak her dine inanmaya hazırım. <br> -Napoléon Bonaparte-<br> <br> İnanmadığım bir tanrıya kızamam.<br> -Simone De Beauvoir-<br> <br> Ahlak en büyük öneme sahip şeydir; tabii bizim için, Tanrı için değil.<br> -Albert Einstein-<br> <br> İsa'yı ben oynamak istiyorum. Mantıklı bir tercih olurum. Ona benziyorum. Yahudiyim. Ve komedyenim. Üstelik ateistim, bu yüzden karakteri nesnel bir biçimde canlandırabilirim. <br> -Charlie Chaplin-<br> <br> Dinler, fosforlu kurtlara benzer; parlayabilmeleri için karanlığa ihtiyaç duyarlar. <br> -Arthur Schopenhauer-<br> <br> Şey evet, birinin bizi gözlediğine inanıyorum. Ne yazık ki hükümet oluyor bu.<br> -Woody Allen-<br> <br> İklimi için cennete, muhabbeti için cehenneme gidin.<br> -Mark Twain-<br> (Tanıtım Bülteninden)

  • <div><span style="text-align: start; text-indent: 0px; display: inline !important; float: none; background-color: transparent; ">Aristoteles (MÖ 384-MÖ 323): En önemli ve çok yönlü Antik Yunan filozoflarından biridir. Çağdaş felsefe eğitiminin ayrılmaz bir parçası olan görüşlerinin etkileri pek çok alanda sürmektedir. Dil, felsefe, sanat, fizik gibi çok çeşitli alanlarda, günümüzde dahi canlılığını koruyan pek çok kavram ve kuramsal ayrımla düşünce tarihine büyük katkısı olmuştur. Atinalıların Devleti, Aristoteles'in genel okur kitlesine hitaben yazılmış, devlet rejimlerini konu alan kapsamlı eseri Politeia'nın ilk ve en ayrıntılı kısmıdır.</span><br style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; text-align: start; text-indent: 0px; background-color: transparent; "><br style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; text-align: start; text-indent: 0px; background-color: transparent; "><span style="text-align: start; text-indent: 0px; display: inline !important; float: none; background-color: transparent; ">Aristoteles Atina tarihini anlattıktan sonra kendine has metodik ve bilimsel yaklaşımla Atina devletinin yapısını ve işleyişini anlatır. Atina demokrasisi ve kurumları hakkında bugün bildiklerimizin çoğuna kaynaklık eden Atinalıların Devleti, sadece içeriğiyle değil üslubuyla da çok değerli bir klasiktir. </span></div>

  • <div><span style="text-align: start; text-indent: 0px; display: inline !important; float: none; background-color: transparent; ">Aristoteles (MÖ 384-MÖ 323): En önemli ve çok yönlü Antik Yunan filozoflarından biridir. Çağdaş felsefe eğitiminin ayrılmaz bir parçası olan görüşlerinin etkileri pek çok alanda sürmektedir. Dil, felsefe, sanat, fizik gibi çok çeşitli alanlarda, günümüzde dahi canlılığını koruyan pek çok kavram ve kuramsal ayrımla düşünce tarihine büyük katkısı olmuştur. Atinalıların Devleti, Aristoteles'in genel okur kitlesine hitaben yazılmış, devlet rejimlerini konu alan kapsamlı eseri Politeia'nın ilk ve en ayrıntılı kısmıdır.</span><br style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; text-align: start; text-indent: 0px; background-color: transparent; "><br style="padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; text-align: start; text-indent: 0px; background-color: transparent; "><span style="text-align: start; text-indent: 0px; display: inline !important; float: none; background-color: transparent; ">Aristoteles Atina tarihini anlattıktan sonra kendine has metodik ve bilimsel yaklaşımla Atina devletinin yapısını ve işleyişini anlatır. Atina demokrasisi ve kurumları hakkında bugün bildiklerimizin çoğuna kaynaklık eden Atinalıların Devleti, sadece içeriğiyle değil üslubuyla da çok değerli bir klasiktir. </span></div>